Rehberlik Servisi

ÇOCUĞUMUN OKUL BAŞARISINI ARTIRMAK İÇİN NELER YAPABİLİRİM.


***Onun en iyi nasıl öğrendiğini, hangi yöntemle daha iyi öğrendiğini birlikte tespit edin. Okuyarak, yazarak, dinleyerek, anlatarak mı daha iyi öğreniyor?


***"Doğru dürüst çalışmıyorsun", "Az çalışıyorsun" şeklinde uyarıların yerine "Çalışmalarını gözden geçir, eksiklerini beraber belirleyelim, bu süre bu ders için yeterli mi?" şeklinde cümleler kullanalım.


***Ders çalışma ve çalışmamanın sonuçları hakkında konuşun. Düzenli tekrar yapmadığında konuların birikeceğini, çalışma isteksizliğinin oluşacağını unutmayın.


***Çalışma süresi her öğrenciye göre farklılık gösterir. Bazı öğrenciler için 20 dakika, bazıları için 40 dakika gerekebilir.


***Çocuk ders çalışırken ondan bir şey istemeyin.


***Her defasında ödül vermeyin. Başarı kendi başına ödüldür.


***TV, bilgisayarı kontrol altına alın.


***Çocuğun başarısını değerlendirirken arkadaş ya da sınıfına göre değil, bir önceki durumuyla karşılaştırarak değerlendirin.


***Çocuğun konsantre olacağı uygun çalışma ortamı hazırlayın. Dikkatini dağıtacak ya da aklının sizin bulunduğunuz odada kalmasını sağlayacak ortamlar oluşturmayın.


***Sadece dersler odaklı konuşma ve iletişim kurmayın. Sosyal, duygusal, güncel meseleler hakkında konuşun.


***Yatmadan tekrar yapmasını sağlayın. 10 dakikalık gözden geçirme, okuma şeklinde tekrar öğrenilenlerin kalıcı olmasını sağlar.

***Kontrollü takip yapın. Sadece ödevlerini yaptın mı, derslerini bitirdin mi? şeklinde soru-cevaplı takip yüzeysel bir takiptir. Neler anladığını, öğrendiğini soru-cevap şeklinde sorun.


***Sürekli ders çalışmasını istemeyin. Bu sadece çalışma zorunluluğunu hatırlatır. Çocukta herhangi bir istek ve gayret oluşturmaz. Bunun yerine ne zaman çalışacağına, ne zaman dinleneceğine ait olan bir program hazırlayın. Ya da hazırlanmış böyle bir program varsa beraber takip edin. Sosyal faaliyetlere programda yer vermesini sağlayın.


***Mümkün oldukça yatmadan önce TV izlemesine müsaade etmeyin.


***Eve gelir gelmez derse oturtmayın. Sevdiği şeylerle meşgul olmasını sağlayarak okul stresinden uzaklaşması için yardımcı olun.

 
***Çocuğun başarısızlık nedenlerini iyi tespit edin. Bazen çocuk evde düzenli çalışır. Ama istenilen başarıyı elde edemez. Bunun nedeni derste konuyu iyi öğrenememesi olabilir.

ERGEN VE SINAV KAYGISI

Sınav kaygısı; sınav öncesinde ve anında yaşan aşırı heyecanlanma ile birlikte gelişen dikkat ve konsantrasyon bozukluğu, bilgilerin bir kısmının veya tamamının unutulması ya da karıştırılması hali olarak tanımlanabilir.  Yapılan araştırmalar sonucunda her 10 öğrenciden 4’nün bu problemi yaşadığı düşünülmektedir.

Sınav kaygısı başarıyı olumsuz etkileyen etmenlerden biridir. Eğitimcilerin ve ailelerin bu konuya duyarlı olması gerekmektedir. Sınav kaygısını aşabilen bir öğrencinin hayatı daha kolaylaşacak,yetenek ve becerilerini sergileme imkanı bulacaktır.

Şimdi de sınav kaygısının  belirtilerine bakalım;

**Ellerde terleme ve titreme

**Aşırı kalp çarpıntısı

**Çabuk susama (dilin damağın kuruması)

**Soğuk ter

**Dikkatin toparlanamaması

**İç sıkıntısı

**Ağlama isteği

**Her türlü uyarıcıyı fark etme ve bundan rahatsız olma(ses ve ışık gibi)

**Gergin ve öfkeli olma

**Sık tuvalet ihtiyacı

**Hafıza becerilerinin azalması

Sınav kaygısının çözümü tespitinde yatmaktadır. Anlayışlı bir ebeveyn ilgili öğretmenlerle sorunlar aşılabilmektedir. Ancak öğrencinin tespiti ve gelişim hikayesi çok önemlidir. Sınav kaygısı problemleri; ebeveyn,sınıf öğretmeni ve rehber öğretmenin ortak çalışması  ile çözüme ulaşabilir.

BİZ HANGİ AİLEYİZ

1. Çok Seven-Kollayan-Gevşek Disiplinli Aile:

Özellikleri: Çocuğa büyük bir sevgi ile bağlanmışlar, tam benimsemişlerdir. Çok sıcak, verici ancak çok koruyucu ve kollayıcıdırlar. Tüm yaşamlarını çocuğa göre düzenlemişlerdir. Bir dediğini iki etmezler, hep yaşından küçük bir çocuk gibi davranırlar.

Çocuk Üzerindeki Etkisi: Böyle bir çocuk gençlik çağına adım atınca doğal olarak bocalar, bağımsızlığını elde edemez. Evde tutturucu, nazlı, öfkeli ama dışarıda çekingen, sinmiş ve güvensizdir. Arkadaş edinmekte, bir gruba girmekte güçlük çeker. Ailelerinden ayrı düştüklerinde bunalıma girerler. Kendini göstermesi, girişken davranması çok zor olur. Sorumluluk almaya yanaşmaz, zora gelmez.

 

2. Sıkı Disiplinli-Sevecen Aile:

Bu aileler de çocuklarına karşı sevecen, ilgili ve düşkündürler. Çocuğun tüm maddesel ve ruhsal gereksinimlerini karşılarlar. Çocuğun sağlığı ve öğrenimi için hiçbir özveriden kaçınmazlar. Çocuğun eğilimlerini, yeteneklerini göz önüne almadan çocuğu bale, piyano vb. derslere gönderir sınavlara hazırlar, yarışmalara sokarlar. Vericidirler ancak beklentileri yüksektir.

Gençlik çağında arkadaş kümesine girmekte güçlük çeker, ayrı kimlik geliştirmeleri gecikir. En ufak bir şey için aileye danışılır. Bağımsız çalışamaz, yaratıcı olamaz.

                

3. Baskıcı-İtici-Sevgisiz Aile:

Bu aile küçükten beri yeterli sevgi ve sevecenlik göstermemiştir. Aile ortamı gergin, ilişkiler düşmancadır. Bol eleştiri, azar, aşağılanma ve dayak vardır. Çocuğu dinlemek, anlamaya çalışmak,davranışının nedenini araştırmak gibi duygusal paylaşımlar görülmez. Bu evlerde çocuk eğitiminin tek amacı çocuğu baskı altında tutmak, göz açtırmamaktır.

Güvensiz ve tedirgindirler, düşmanca duygularla doludurlar. Saldırgan davranışa yatkındırlar. Ergenlikten önce sinen, korkan bir çocuk; ergenlikten sonra tüm baskı ve dayağa karşın baş kaldıran, başına buyruk davranan, evin kurallarını hiçe sayan bir genç olup çıkar.

 

4. Sevgisi Yetersiz-Disiplini Gevşek Aile:

Bu aileler çocuğa karşı ilgisiz, ruhsal gereksinimlere karşı duyarsızdırlar. Çocuk ayak altında dolaşmadıkça, ağlamadıkça, bir muzurluk yapmadıkça ilgilenmezler. Denetimde çok gevşektir. Çok çocuklu kalabalık ve yoksul mahallelerde sık rastlanan bir aile türüdür. Çocuk yakalanmadıkça, göze batmadıkça ceza görmez, yakalanınca da aşırı ceza görür.

Çocukluğunda denetimi zayıf olan gencin evden uzaklaşma, kopma sorunu yoktur. Sokak kendisi gibi özgür yetiştiği için gençliğinde daha başına buyruk davranır. Katıldığı kümede arkadaşların ayartıcı etkilerine kapılır.

 

5. Parçalanmış Aile:

Ölüm veya ayrılık nedeniyle bölünmüş ailelerdir. Böyle ortamlarda büyüyen çocukların gençlik çağında çok değişik uyum sorunları ortaya çıkabilir.

 

6. Seven-Benimseyen-Demokratik Aile:

Çocuklarını seven ve benimseyen çağdaş ailedir. Anne-baba arasında saygı ve sevgi vardır. Sorunlar buyruklarla değil konuşarak çözümlenir. Ara sıra çıkan tartışma dışında kavga ve anlaşmazlık yoktur. Çocuklara söz hakkı tanınmıştır. Cezalar ılımlı ve eğiticidir. Amaç çocuğu sindirmek değil, sorumluluk duygusu kazandırmaktır.

Gençlik çağına giren çocuk bağımsız davranma eğilimi gösterir. Ergenlik çağında bocalar ama büyük çalkantılar göstermez.

 

7.Geleneksel-Ataerkil Aile:

Geleneksel Türk ailesinde babanın tartışılmaz salt otoritesi vardır. Evde ilk ve son sözü o söyler. Babaya karşı gelmek, onunla tartışmak, sözünü dinlememek düşünülemez. Babayla çocuk arasında korkuyla karışık saygılı bir uzaklık vardır. Çocuklar isteklerini anne aracılığı ile babaya iletirler. Aile içi ilişkilerde roller belirlenmiştir ve herkesçe bilinir. Çocuk baba yanında az konuşur, çok saygılı davranır. Baba azarladığı zaman kendisi haklı olsa bile sesini çıkarmaz, hakkını savunmaz. Artık bu tarz bir aile yapısı ancak kırsal kesimde varlığını sürdüren bir aile düzenidir.


Tüm Hakları Saklıdır © ecebilisim
Adres:Çağrışan Tepedevrent mevkii Güzelyalı Mudanya / BursaTel: 0224 566 3 666Fax: 0224 566 3 676 niluferliseleri@nilufer.k12.tr


Rehberlik Servisi - Lise.nilufer.k12.tr, , rehberlik, servisi